News:

ıhım.. ıhımm.. testing testing..

 

Show Posts

This section allows you to view all posts made by this member. Note that you can only see posts made in areas you currently have access to.


Messages - Alpay

Pages: [1] 2 3
1
Turkish - Türkçe / 16 Korkunç Sosyal Medya Hatası
« on: April 24, 2013, 05:42:51 AM »
Linkedin’i kullanabilmek gerçekten çok önemli.  Geçtiğimiz günlerde sosyal medya gruplarını incelerken 2 sene önce Washington DC’de görev yapan Marvin Powell’ın sorduğu çok faydalı bir soruya ve diğer insanlardan tarafından verilen 97 harika yanıta rastladım. Tamamına şuradan ulaşabilirsiniz.

Powell’ın sorusu şu:  ‘’Küçük işletme yöneticilerinin yaptıkları en büyük hatalar nelerdir?’’

Aşağıda işinize yarayacak en önemli yanıtları derledim. Keyifli okumalar :)

1- ”Bu işin bir maraton olduğunu unutmak.”

‘’En çok da sosyal medyanın bir tür maraton mu yoksa sürat koşusu mu olduğuna karar verirken zorlanıyorum. Herhangi bir seçim yapan taraf eninde sonunda bir kısım zarara uğruyor orası kesin. Sürekli olarak paylaşım yapmayanlar aynı zamanda Facebook ve Linkedln gibi platformlarda reklam yapma şanslarını da kaybediyor. Ortağımın da söylediği gibi ‘’bu bir sürat koşusu değil, bu bir maraton’’. Zaman vermelisiniz, nihayetinde bağlılık kurmak kolay değildir.’’

-Debbie Harris, Facebook ve Linkedld Konuşmacısı ve Eğitmeni

2- “Bir plan ya da stratejiye sahip olmamak.”

‘’Bence yapılabilecek en büyük hata, çevredeki herkes belirli bir plana sadık kalırken sizin net bir yol haritası çizmemiş olmanızdır. Çalışırken bu durumun ehemmiyetini pek fark edemeyebilirsiniz ama eninde sonunda bu eksiklik ile yüzleşmek zorunda kalabilirsiniz. Belki de o zaman her şey için geç olur. Acı ama gerçek.’’

-Noreen Poli, Sosyal Girişimcilik Uygulamaları Müdür

3- “Çok fazla konuşmak ama yeteri kadar dinlememek”

‘’İnsanlar genelde fazla konuşup az dinlemeye meyillidirler. Oysa ki sosyal medya da tıpkı gerçek hayat gibi sağlıklı ilişkiler üzerine kurulmalıdır, diğer bir deyişle insanlar önemsendiklerini ve dikkate alındıklarını hissetmek isterler.’’

-Jessica Routier, IAC-EZ’in sosyal medya ve halkla ilişkiler müdürü




4- “Karamsar olmak”

‘’Bence en büyük sorunu kafanızda sürekli kötü düşüncelerin uçuşmasıdır ve Twitter gibi mecralara taşımanızdır. Geçenlerde koskoca bir CEO’nun sıradan bir halkla ilişkiler uzmanıyla çocuk gibi didişmesine tanık oldum.’’

-Pamela Hazelton, E-Ticaret Danışmanı ve Tasarımı

5- “Öz-teşvik için çok fazla zaman harcamak”

‘’Küçük işletmelerin sosyal medyada düştükleri hatalardan birisi de kendilerini çok fazla öne çıkarmaya çalışmalarıdır. Öyle ki, bir süre sonra kendi markalarını göz ardı etmeye bile başlarlar. Oysa ki sosyal medya sürekli bir değişim halindedir ve uyanık olmayı gerektirir. Geçenlerde bir müşterimizle çalışırken, markaya dair forumlara yazılmış bazı kötü yorumlara tesadüf ettik. İşin daha da kötüsü marka sahibi bu şikayetleri görmemiş bile. Düşününsene, oluşturmak için 20 yıl uğraştığınız o güzel ilişkilerin yerle bir olması için 20 dakika yeter de artar bile.

-Paul Collin, Holiday Inn Express Croydon İş İlişkiler Müdürü

6- “Ütopik beklentilere sahip olmak”

‘’Sosyal medyanın sonuç almak için tek mecra olduğuna inanmak da olası hatalar arasındadır. Bu nedenle de sıradışı ve gerçekleşmesi imkansız beklentiler oluşabilir.’’

-Yok SooHoo, JRS Recovery İş Gelişim Sorumlusu

7- “Müşteriyi ilgilendirmeyen içerik”

‘’Her gün seninle ilgili 20 tweet okumak zorunda değilim. Ben, kendim için değerli olan şeylerle ilgileniyorum. Bu kadar sık karşıma çıkmana da gerek yok zira işlerinin nasıl gittiği beni ilgilendirmiyor. Bu şekilde davranarak aklımda daha fazla yer etmekten ziyade beni sinirlendiriyorsun. Özetle: işi kısa tut, güleryüzlü ol, kalıcı ol ve benim için değerli ol.’’

-Laura Kowalski, İş Danışmanı

8- “Müşterilere cevap vermemek.”

“En büyük hatalar: 1. Müşterilerinizi dinlememek. 2. Müşterilerinize tepki vermemek, hele de ortada bir sorun varsa. 3. Güncellemelerden vazgeçmek. 4. Sosyal profillerin kişisel hesap gibi yönetmek. 5. Kötü markalaşma ve tasarım’’

- Aanarav Sareen, Digital Media’da Uygulayıcı Yapımcı

9- “Kişisellik ve profesyonellik arasındaki çizgiyi kaybetmek.”

‘’Bazıları kişisellik ve profesyonellik arasındaki çizgiyi kaybederler. Bu sadece Facebook için değil, Twitter için de geçerlidir. Bu nedenle de en doğru ve profesyonel platformun Linkedln olduğunu düşünüyorum.’’

-George F Franks III, Evrensel Teknoloji Uygulayıcısı, İş Danışmanı, Kariyer Planlama Uzmanı

10- “Varsayımlarda bulunmak”

“Kafamın içinde dolanan bir kelime var; VARSAYIM. “Yanlış varsayımlar, birçok alanda olduğu gibi pazarlama sektöründe de yere düşüşün önemli sebeplerindendir. Ne olursa olsun uzak durmanız gereken bazı varsayımlar vardır, mesela; 1. Araştırma ve izleme o kadar da gerekli değildir. (Oysa ki oldukça önemlidir.) 2. Sosyal ağlar müşteriyi meşgul kılmak için kullanılar araçlardır. (Tamam öyle olabilirler ama bu bir genelleme değildir, müşterinin davranış şekline göre değişiklik gösterebilir.) 3. Yatırımın geri dönüşünü ölçmek, ROI ölçmek, mümkün değildir. (Aksine, mümkündür.)’’ Daha başka varsayımlarda da var ama bu kadarını bilmenin yeterli olacağını umut ediyorum.

-Omar Ead, Digitus Marketing

11- “Önce iş profili, sonra kişisel profil yaratmak.’’

‘’Çok portalda görüyorum ki insanlar önce iş profilleri, sonra ise kişisel profiller oluşturuyorlar. Bunun satışlarını katlayacağını falan zannediyorlar. Oysa ki siteleri profesyoneller ziyaret ederler. Bu nedenle önce ilgiyi üzerinize çekecek bir profil, daha sonra mesajınızı ulaştıracak bir profil oluşturmalısınız.

-Gerry Brown, @Architectural Evangelist’in Editörü, BIM ve IPD Danışmanı

12- “Kullanılan kaynakları doğru analiz edememek.”

‘’Herhangi bir sosyal program yürütmek için gereken kaynakları doğru tahmin ve tayin edememek de önemli sorunlardan birisidir.’’

-Marc Aniballi, Technology Literat Strateji Danışmanı

13- “Tüm işi sosyal medyanın yapmasını beklemek.”

‘’Tüm işi sosyal medyanın yapmasını beklemek. ‘’Olduğunuz yerde öylece durup, insanların size gelmesini ve parlak fikirlerinizden ötürü sizi tebrik etmesini beklemek hayalcilik olur.’’

-Lisa Cash Hanson, Blueberry Baboon CEO’su, Yazar, Küçük İşletme Danışmanı, Konuşmacı

14- “Kitle iletişimi eksikliği.”

1. ‘’Hedef kitleyle ilgilenmemek. Sorular sormanız, biraz mizah yapmanız, motivasyonlarını artırıcı alıntılar kullanmanız ve insanların fikirlerini sormanız gerekir. Atıyorum, ‘’günün komik sorusu’’ gibi basit bir uygulama bile işe yarayacaktır. 2. Sadece kendi ürün ve servisleriniz hakkında paylaşımlar yapmak. Sosyal medyada işler genelde kulaktan kulağa yayılma yoluyla döner. Bu konu hakkında derin bir bilgi kazanmak için Dale Carnegie’nin ‘’How to win friends and influence people’’ isimli muhteşem kitabına bir göz atmanızda fayda var. 3. Faydalı içerik yüklememek. İnsanlar kendilerine yardımı dokunacak olan içerikle ilgilenirler. Bu nedenle hem insanların size bağlılığını artırmak hem de onların güvenini kazanmak için oldukça etkili ve saydam bir platform oluşturmaya çalışın. 4. Ücretsiz ürün ya da servis sunmamak. Mesela ben eğlencesine ‘’Sosyal Medya Skoru’’ diye bir uygulama yöneterek potansiyel müşterilerimin seviyelerini, ilişkilerini ve kendi alan bilgimi ölçüyorum. Sonuçta bu çift-taraflı kazanç üzerine inşa edilen bir sektör.’’

- Michelle Hummel, WebMediaExpert.com CEO’su, Sosyal Medya ve Internet Pazarlama Danışmanı

15- “Sosyal medyaya sırf herkes orada olduğu için gelmek.”

‘’Çok basit: en büyük sorun planlama eksikliğidir. En yapmamanız gereken şey ise amacınızı bilmeden, yolunuzu çizmeden yola çıkmaktır. ‘’Sırf rakipleri sosyal medyada diye sosyal medya kullanmaya başlayan birçok şirket biliyorum. Nasıl ki bir şirket hiçbir planlamadan yapmadan bir bayii ya da mağaza açamazsa, öyle damdan düşer gibi bir Twitter hesabı da açmamalıdır. Aynı özenli planlama ve program, araştırma ve öngörü burada da gereklidir. Emin olun farkı göreceksiniz.’’

-Kristian Chronister, Jewelry.com’un Başkanı

16- “Asıl meselenin ilişki kurmak olduğunu unutmak.”

‘’Çoğu şirketin sosyal medyaya geride kalma korkusuyla panik halinde atladığını görüyorum. Sonra da işler sarpasarıyor tabi. Elde kalan birkaç internet profili ve başarısızlık. ‘’Oysa ki bir müessesenin anlaması gereken ilk şey bunun bir karşılıklı ilişki inşası olduğunu fark etmek ve bunun zamanla gerçekleşeceğini kabullenmektir.’’

-Spencer Tyler, CpofA’nun Yardımcı Kurucusu ve Ürün Departmanı Sorumlusu

Kaynak : http://www.emrahka.com/post/20961138493/16-korkunc-sosyal-medya-hatas

2
Recent Works / operaotel
« on: March 26, 2013, 11:24:28 AM »
operaotel.com.tr

bookings.ihotelier sync.
new desing. css3 test..

3
Recent Works / diablofanturkiye.com revizyon
« on: January 25, 2013, 01:14:00 PM »

4
Turkish - Türkçe / Gerçek dünyaya hoş geldin !
« on: January 03, 2013, 05:51:32 AM »
.

5
General Discussion / Quantic Dream - KARA
« on: December 24, 2012, 04:44:36 PM »
Quantic Dream - KARA


6
Turkish - Türkçe / Biz Artık Konuşamıyoruz
« on: December 19, 2012, 07:42:59 PM »
Hadi beni güldür derler ya işte eh tam o cümle beni bu ara anlatan cümle..
Bozduktan sonra.. Değiştirdikten sonra gel de beni güldür..

Keyfin kalmadığında neler solmaz ki .. Kendimden geriye ne kalır ki !
Yetmiyor mu ?!?


7
Turkish - Türkçe / 2006-2007
« on: December 03, 2012, 06:44:42 PM »
2 Yol 2 İnsan

Sen gittin eşyaların kaldı odamda..

 Bu zamanlar öyle hızlı geçer ki aklın ile yüreğin düşünse bile ağırdır..
 Bu beyaz,sakin,dingin,huzurlu gözüken odada uyumu bozan tek şeymiş gibi gözüken olsada
 gece hepsini bozuyor..
 Önümü göremiyorum artık saçlarım da yastığa bağlıyor onlar artık sadece beni.
 Gece nöbetlerini we ağlamalarımı bıraktım ben artık,hayal gemimde
 yüzüorum kimsenin bilemiyeceği beni göremiyeceği yerlerde.Bir denizdeyim yüzmenin yasak
 olduğu.
 ve! Kat etttiğim yol sonrası bıraktıgım yerde buldugum kendimi otopsiye alıyorum
 yarınımda oysa kât edilen zamanda yıllarca değişim ve evrim arasında savaş veriyorum
 ulaşacagım sonuca ! Bilip bilmeden...

Gitmek istedin , gittin...

  Ortası olmayan bir kavramsızlıga karşı gelen bir kavram; Ya çökceksin yada çökertceksin
  İlacı olmayan bir şey ama çökertirken ya çökersen ? Hesapsızlıgın ve sevmenin , aşırı
  duygunun ağır bastığını ya anlayamazsan ya da anlarsan o zaman ne olucak ? Ne istedigini
  bilmeyen bir varlıksın ; varlıklığın varlığa aykırı!Elinde olan değil sende olan bir
  şeylerden bahsederken nasılsın ? Hak ettiğimiz gibi yaşamaya mecburuz , kısa ve öz değil
  çok fazla.

Ya şimdi...

  Nemli bir gecenin efkarında yapayalnız bir masanın hüznündesin.Belki yapayalnız cümlesi
  sana fazla... belki de değilsin şimdi..
  Ruhun daralmış, incinmiş, terk edilmiş,Bu ağır belirsizlik efkar mahpusluğunun
  nemli hücresindesin.Hücresin taa kendisisin aslında..
  Ya şimdi çıldırmak dolaşıyor damarlarında çok sevdiğini bıraktın...(bırakıldın?)
  Ya şimdi kırgınsın yıkık bir kende dönüşmüş benligin
  Ya şimdi düş  sancın, aklının  dikenli  tellerine değdiği zaman adım
  her  hatırına  düşüşümde, bir yara açar oldu artık gönlünde
  Yalnızca sende büyüdüm ama eksik kaldı bir taraflarım bana karşı harflerin yoruldu...
  Cümlelerin sustu ve gecenin en buharli vakitlerinde değdin bana ve korundun.
  Ellerin düşmedi boşluğa cünkü o bendim! Ve manasız bir hayalin pususuna düştün...
  Ya şimdi kaybettik...

Bizlik!

 
  Aşk tarafsızlığını yitirdi
  Elle tutulur bişi istedigin benden açık kapın açık ama bunu ben yapmayacagım.!
  İyi niyetin yüzünden beni bırakmadigin malüm.. AMA
  Yamalı yüregini artık karanlığa bırakıyorum heybende hüzünlerin oldugunu bilerek
  Kalbini benim kabrime gömmelisin artık ve
  savurgan bir edasi olmasi lazım mazlumluğunun bende..
  İntizarim bir başka tetiklemeli sendeki beni...
  Dilin sıyrılmalı benden sökülüp bensizlikten
  Kendimi avutuyorum, sanırım ben ölümü ayrılıktan çabuk unutulur sanıyorum...
 
Ama
 
  Yarın kalmışlığım kaldı sende... bitiremedin beni
  Gözlerinle karanlığa ağlayan şu ay şahit; gün gün eksildiğini biliyor..
  Pencerende gökkuşaklari biriktirmeye calıştın biz için bahçende bizler...
  Ne çok biliyorsun beni ellerin kenetliyken bana.. giyirirdin bütün kelimelere o  büyülü bizleri
  Sandalımız su alsada bilmedin!Azap denizimiydi yoksa ?

...


Dinledikçe içime dokunan, gece yüzlü ay… Sesiz bir ezgi olarak kal.
Meçhule göm bizi…Biz dediysem, sen, ben biz değil “b”iz”… Yüzündeki çizgilerden
içime düşen derin bir iz…Gözlerimde sızı hüzün eskileri, gözkapaklarım yorgun
ardıma düşen gölgen kararsız...
Herşeyi senden istemiyorum aslında ama sen ağırlıklı oluyor malesef...
Sen kaybından olucak benim sonum her adımda ayaza durmuş biz nefesi işliyor içime...
Kan damladı gökkubbenin şakağından yazgıma..bozuldu düşüm..
Bir nefes lazım şimdi bana ölmek için...Vermeyeceksin biliyorum korku düşler çıkmıyor
yamacımdan acımasız kesiliyor benlik...


    Damladı sonbahar yüregime eksiliyor harflerim, yaprak yaprak tümcemden....
Hiç bu kadar doğruları söylettirerek kandırmamıştım kendimi.Oysa ne kadar çok vardı
anlatılıcak yaşanıcak şey.. suskunluklarla boğmak zorunda kaldım kendimi..
Gırtlağımı aşamayan cümlelerim vedaya denk geldi malesef..
Gitmekle aşınmıyormuş yol, bildim.
Giderken kalbin sonun da kaldı bana aşkın temsilî resmi...
Hiçbir olumsuz intiba toleransı olmayan bir zaman dilimciğinin belirledi...



Takatsız bir aşk feryadı...


  Bir aşkı beslemenin o tuhaflığının nasıl olduğunu bizdeki bizler çok iyi biliyor.
  Gözlerinin içindeki denize sevgilim, ordan denizinin içindeki aşkına nasıl da
  öykündüğünü nasıl anlatabilirim sevgilim..

  ve şimdi...

  Unutulmayacak kaderi yaşıyoruz ve biz korkuyorsuz yıkıldığımız günlere çentik atıldı...
  Sabırsız arzularımız..
  Bu yüzden kaldırmıyoruz kabuğunu neşter kesiği yaralarımızı ne yana gitsek uçurum bir
  yalnızlıktın ömrümüze ve fark ettiğimiz ilk düş...
  Ellerimiz hiç böyle üşümemişti , böylesi vurgunlara seherden tutulmuşluğumuz olmazdı oysa...
  Bir şizofrenin halüsülasyonu kadar sakıncalı artık düşlerimiz...
  Bir elif miktarı gülümsemiştik oysa..
 

   "Hiçbir filiz kendisi gölgesinden öte bir yerde ölümü tatmamıştır..”
 
  Buydu benim felsefem..Sendin...

  Unutmasakta unutmuş gibi yapmak!
  Sevsekte belirsizmiş gibi kalmak!
 
  Ama senin aşkın bitti..

8
Turkish - Türkçe / Bir Zamanlar Bildiğimiz Hayat
« on: December 03, 2012, 06:43:37 PM »
Bu dünyada hayatta kalmak için, güvenebileceğimiz insanlara ihtiyaç duyarız.Umutlarımızı, korkularımızı
onlarla paylaşırız Peki o güven duygusu kaybolduğunda ne olur? İnandıklarımız gözlerimizin
önünde yok olurken nereye kaçarız? Elimizdekileri kaybettiğimizde,geleceği kestiremediğimizde,...
tek yapabileceğimiz kaçmakmıdır ?

- Öyle biri değil.
- Evet öyle, inan bana.


Senin için yarrattığım bana aşık olmuştun(olmak)...

  Tercihimde hakkım yatar aslında, tercihlerin secimleri getirecegi ve secimlerden secim seçmem
gerektigini bilmeliydim.Herşeyin bir sonu vardır değil mi ? İnceldigi yerden kopar hesabı ...
Karışmaya başlamıştık ; Taa ki ... Güzel gibi gözüken herşey gerçek yüzünü gösterene kadar
evet biliyorum boş bardak sanki gereklidir demi... Bilmedigin bir şey bardak olmazsa ben olmaz.
Hüzünler peş peşe gelirken yasak bölge bize merhaba dedi.. Safını yaran bir insan mi demeliyim ...
yoksa insansımı bilemiyorum ...

- O diğerleri gibi değil.

- Elbette öyle. Bu yüzden
- onlara diğerleri diyoruz.

- Pekâlâ, bakalım şu senin kızın farkı neymiş.
- Belki o zaman kafanı boşaltabiliriz.

Nerdeyim ? Yanımdasın hayatım...
 
  Hak bizi bulmalıydı... Bulunanın bulunma ihtimali kaçtı ? Saçma demi bulunanın bulunma ihtimali
oysa ki buda boş bardak misaline benzer bulunan ne kadar bulundu ? ((Kalp trimleri artmaya başlar))

- Ne yani bu, dünya
- hakkındakı acı gerçekler mi?

- Ne kadar çabuk öğrenirsen o kadar çabuk sırtındaki bu yükten kurtulursun.

- İnsanlara güven olmaz, dostum.
- Hiçbirine. Bunu sakın unutma.

- Hepsi bir değil.
- Tabii. Bir kız var.

Buğünde Yaşıyorum....

  İlerisini tahmin edemedigim , onlarla katedilen yollarda bizsiz(biz) kalmak... Acı kavraminin farklı hal alması...
Çıplak bakmak... Yavaşca görmek... Onlardan kolay geçememek... Sözler bittiginde... Sevgilerin yalan olup olmadıgını anladığında...

- Onu tanımıyorsun.
- Buna gerek yok.

- Zamanım insanların evlerinde,
- yatak odalarında geçti.

- Yalnız olduklarını sandıkları zaman
- onların gerçek yüzünü görüyorsun.
- Hiçbir farklarının olmadığını anlıyorsun.
- Hepsi de bencil ve sahtekâr. (istisnalar kaide-i bozmaz)

Sana söylüyorum, o öyle biri değil.

"Seçim" yaptığında,bunun bir bedeli vardır.Verdiklerinin karşılığında bazı taleplerde bulunulur.Öz doğamıza aykırı
bir şey yapmamız istenebilir.Birdenbire, mükemmel olması gereken hayatınızdaki bu değişim, bir hıyanete döner.(Dönebilir)

Bu zalimce görünebilir ...ancak buradaki amacın kendini koruma içgüdüsünden bir farkı yoktur.
Bu güç, hayat,hassas değildir.Aynı Dünya`nın kendisi gibi,...

...sadece hayatla tam mücadelesinde ki acı gerçekleri bilir.Tek yapabileceğiniz ümit edip güvenmektir.

Belki bir zamanlar bildiğiniz hayatın hâlâ hafif bir ışıltısı kalmış olabilir.


9
Turkish - Türkçe / Gayem Bu Yukarıya bakarım!
« on: December 03, 2012, 06:34:14 PM »
Gayem Bu Yukarıya bakarım!

Mecazi olanla hakiki olani ayırtedebilmek..
Kendimizden başka birini unutabiliriz de unutumayız da ancak unutturmayan unutulurmu..
Gerçekle hayal arasında ki zıtlıgın ve çekim gücünü sırrına yaklaşmaya ne dersiniz
Hakiki olanla mecazi olan arasındaki ilişkiyi yakalamak..
Mecaz..yani.. sen ve ben.. sen ve o..
Biz bir rüyayız hepimiz bir uykuyuz..Ölünce uyanırız ve hakikat başlar..
Ölmeden önce ölmeyi isteyebiliriz.Buda Fani olana bağlanmamayı ögrenmektir.
Buda aşktır..Yani ölümsüz olmak!
Bu dünya da bir kişiye bağlanmak sadece mecazdır.Gerçek değildir..
Sonlu olan fani olan hiç bir şey gerçek değildir.
Tüm duygularınızı ilk günkü gibi hissedebilirsiniz.hatta Siz onu hayatınızın
en önemli şeyi olduğunu düşünebilirsiniz.
Gerçek olduğunu düşürsünüz ve öyle hissedersiniz.
Ama mecazın da bütün fitnesi buradadır.Kendini gerçegin ta kendisi olarak gösterir.
Biz gerçek değiliz bir gerçegin suretleriyiz , yansımalarıyız..

Onu sen mi sevdin ?
Onu sana sevdiren , seni ona sevdiren kimse
Gerçek yalnızca o dur ona aşık olana kadar
Daha çok mecez yaşıcarız anlaşılan...


Aslında bazı şeyler için çok şükür demek gereklidir, ancak bir süre baharımızı yakmamalı...
Süphemiz varsa sabredemeyiz, sabredemezsek sona eremeyiz.Bunu böyle kabul etmeli.
Tüm ilişkiler akıl karıştırmalardan başka bir şeyden ibraretmiş gibi gözüküyor ki
doğru değil tamamen akıl karışmasıdır.Eğer bir ilişki olursa bunu sevilmeye ihtiyaçım
olduğunu için yapmadım diyebilicek insan kaç kişidir?

Benden fazlasını bekleyenlere ilk olarak bu devri benim yaratmadığımı söylemek isterim
ve toplam 21 yıl olduğumu da..
Hayatlarımız da bazı şeyler anlam kazanır bazıları ise anlamlılığını yitirir değilmi?
Peki bilinçimiz ne kadar yerine gelmiştir bir nevi ne kadar bilinçliyiz?
Çocukluğumuz da çocukluluğumuzu düşünmek nasıl olur?Alışmalar neyden ibarettir..
Tüm herşeyin ne , ne kadar bedeli olur.Gerçekleşmesi gereken şey imkansızsa isteyebilirmiyiz?

Ben ahlakçı değilim " bu doğru , bu yanlış , bu ahlaklı , bu ahlaksız demiyorum"
Sadece basit kriterler veriyorum..
"FARKINDALIK"
Eğer farkındalıkla bir şey yaparsan doğru olmak zorundadır çünkü farkındalıkla
hiçbir şeyi yanlış yapamazsın. Ve farkındalık olmadan da herkes tarafından takdir
edilen kimi şeyleri çok iyi yapabilirsin. Ama ben hâlâ ona yanlış diyorum çünkü
farkında değilsin. Ve yanlış sebeplerden dolayı yapmış olmalısın. Farkındalık
olmadan onların sadece gösteriş, ikiyüzlülük olduğunu biliyorum. Onlar seni yapmacık
hale getirir, seni özgürleştiremezler. Tam tersine seni hapsederler.

Ve.. Korkum ve o..

Yaşadığımiz dünyanın gözümü büyülemesinden başka hiç bir şeyden korkmadım.
Aslında tercih etmiyorum çok para cok şan v.s. ve etmiyecegimde..
Ancak yaşadığımız hayat ya da birilerinin yaşadıgı hayat insanin gözünü boyar..
Bundan nasıl korunabiliriz..

Bir gün Hz. Süleyman Peygamber uçan halısının üstüne binmiş. Başlamış ülkesinin üstüne gezmeye,
dalmış o güzelliklere büyülenmiş ne güzel şeylere sahibim diye, halı başlamış eğilmeye
halının eyildigini farkeden Hz. Süleyman Peygammber halı doğrul demiş!.
Halı biraz daha eyrilmiş..Halı doğrul ben cihan sultanı süleyman sultan demiş.
Halı biraz daha eyrilmiş..Halı doğrul ben Hz. Peygamber Süleyman
Halı biraz daha eyrilmiş..Hz. Peygamber Süleyman düştü düşücek.
Halı ne yapıyorsun doğrul diyorum sana, halı cevap vermiş asıl sen dogrul Hz. Süleyman
Bunlarin hepsi Allah'ın hiç birşeyi kendinden bilme gücü ,saltanatı, varlıgı kendinden bilmedigin sürece..
hiç bir şey gözümünü büyüyemez.Olakı büyülerse halıyı değil kendini dogrult..

Ve eğilirsek doğrul diyecegimiz insanlar ararız o da...


Alpay Tayfun
Yazıların ana teması Ömer babadan alıntıdır.

10
Turkish - Türkçe / Re: Rastgele Sözler
« on: May 14, 2012, 01:18:47 PM »
normalde gucluyumdur ama bazen benimde yoruldugum oluyor..


11
Turkish - Türkçe / Re: Rastgele Sözler
« on: May 09, 2012, 04:35:11 AM »
bir yesil bir soluk gecti ama halen buradayim A.Ç.


12
Recent Works / dotaturk.com
« on: April 15, 2012, 02:22:28 AM »
http://dotaturk.com

Smf + Sp
News Themes..
Js.. js.. ;)

13
Turkish - Türkçe / Rastgele Sözler
« on: April 10, 2012, 10:15:28 AM »
Kalpteki durup saklamasi gunah belki..ama arada o imkansizliklar olmazsa belki..herkesten cok seveceksin yani belki birbirlerini..Belki de sen onu..Belki herseyden cok sevmissindir..belki herkesten önce sevmissindir..

14
Recent Works / izmiryakasi.com in dev
« on: April 07, 2012, 12:54:49 PM »
wp
Web2feel themes ;)
Setup

15
General Discussion / Mercan Dede - Sözler
« on: April 03, 2012, 04:47:43 PM »
Mercandede Arkin Allen Sitesindeki 2012 tarihli sitenin görünür görünmez sözlerini çok beğendim :)
"Ne oldu bize altmışlardan sonra? Nereye gitti tüm o kabileler?",
"Ne oldu bize Kutsal çingene ruhları yok olduktan sonra? Ritim tuttuğumuz o çok eski titreşimleri hatırla.",
"Neyi kaybettik, ne kadarını geri alamayız?",
"Hangi ilahileri unuttuk, hangilerini söyleyemeyiz?",
"İnsanlar ruhunu kaybetti.",
"Bozuk fotokopi makineleri; tonersiz, içi boş.",
"Yitip giden şamanların yerini kim alacak?",
"Tamtamları kim çalacak, iblisleri kim kovacak?",
"Seni kim özgür bırakacak? Renkli televizyonunu kim parçalayacak?",
"Efsunlu ağacına kim bakacak? O pek kıymetli CV?ni kim yakacak?",
"Ağaçlarla kim konuşacak? Atlantis?i kim yukarı çıkaracak?",
"Balarılarıyla kim uçacak? Petekten galaksileri kim kuracak?",
"Seni kim kışkırtacak? Kim seni baştan çıkaracak?",
"Seni kim uyandıracak, kim sarıp sarmalayacak?",
"Balinaları kim kurtaracak, onlar seni kurtarmadan önce?",
"Kutup ayılarını kim selamlayacak, onlar seni son kez selamladıktan sonra?",
"Kim yutacak gözyaşlarını, korkularını kim yok edecek?",
"Kulağına kim fısıldayacak, uykucu oyuncak ayılarını kim uyandıracak?",
"Ayartmaya çalışanlara kim direnecek? Kim tutunacak meşaleye?",
"Daveti kim kabul edecek? Yepyeni verandanı kim önüne koyacak?",
"Bitkilerin bilgeliğini kim sürdürecek?",
"çölde yalnız karıncalarla kim yürüyecek?",
"Biz gittikten sonra seni gazetelerden kim kurtaracak?",
"Batan güneşi kim yeniden doğduracak?",
"Eros ve Afrodit?i kim diriltecek?",
"Pamuk Prenses ve Yedi Cüceleri kim uyandıracak?",
"John F. Kennedy?yi kim baştan çıkaracak? çıplak Micky Mouse?",
"Yeni Oswald?ı kim silahlandıracak? Kapkara Beyaz Saray?",
"Kate Moss?u kim çarmıha gerecek, iskeletleri kim tılsımlayacak?",
"İsa?nın hacını kim mumyalayacak, binlerce ton silahı kim bıraktıracak?",
"Kim ruhunu canlandıracak ve aydınlanmanın fitilini ateşleyecek?",
"Kim çıldırtıncaya kadar seni zorlayacak, kim yakıp kül edecek korkularını?",
"Zamanı kim silecek? Kim çizecek yeni Maya takvimini, uyuşturucuları kim uyandıracak?",
"Zamanı kim yazacak? Kim silecek Maya takvimini ve uyutacak uyananları?",
"Aklı at bir kenara. Kim açacak ardına kadar bacaklarını?",
"Mevsimleri unut? Kim pişirecek Faberg?lerin mücevher kakmalı paskalya yumurtalarını?",
"Kim reddedecek sürününü parçası olmayı, tehlikeye meydan okuyacak, neşeyle haykıracak?",
"Kim sormadan kabul etmeyecek, öfkeyi reddedecek, nazlı nazlı gülümseyecek?",
"Atalarıyla kim sevişecek? Kim boyayacak yeni kapıları?",
"Kim sevgiyle geleceğin atalarını yaratacak, silip atacak anlamsız savaşları?",
"Kim korkuyu yaşayacak? Derinlerine kim nüfuz edecek?",
"Kim en muazzam neşenin sahibi, Cinderella?nın ayakkabısını kutlayacak olan kim?",
"Sihirli uçurtmaları kim uçuracak? İkarus?u kim kurtaracak?",
"Lokumları kim tadacak? Vahşi doğayı kim kurtaracak?",
"Kim heyecanın peşinden koşacak, korkusuzca sevecek?",
"Kim hastalara şifa dağıtacak, gözyaşlarını kim dindirecek?",
"Kim kuzuyu pirzola diye gören, kim muazzam bir şefkatle kuzucuk diye seven?",
"O k?bus trafikte kim doğacak, kimler ölecek? Kim açacak çiçekçi dükk?nını?",
"çarklardan kim kurtulacak? Kim çizecek yeni dünya haritasını?",
"Rutini kim bozacak? Ganeşa?yla kim dansa kalkacak?",
"Belki de biziz ey özgürlüğü arayanlar. Kapanmadan kapılar",
"Yutmalıyız anahtarı ve tersine çevirmeliyiz kaderi.",
"Biziz onlar en derde deva olan, ruha şifa katanlar. Aşırı dozdan, ego zehirinden yitip gitmeden önce,",
"Yalnızca kalbimizin sesini dinlemeli ve boydan boya geçmeliyiz şefkat denizini.",
"Bizler sezginin çocukları, zindeliğin evlatları, büyülü şarhoşluğun ?şıklarıyız.",
"Tanrı?nın sergisi, ebedi teşhiriyiz; silahsız bir ??şıklar kabilesiyiz.?",
"Katıl bize, yumruğunu havaya kaldır ve coşkuyla haykır.",
"özgürlük Savaşçısının bayrağı olmaz, onların tek yükselttikleri ruhlarıdır.

Pages: [1] 2 3