Romantizma


// Ocak 12th, 2010 // Hayat

Romatizma eden romanlarin incelendigi bilim dali. yuzyillik yalnizlik dinmeyen yagmurlari ile yirminci yuzyilda bu oldurmeyen ama surunduren hastaligin yeniden hortlamasina neden olmustur. modern edebiyat bazi antikorlar uretmistir misal colde cay.
(bustrofedon)

———-

romantizma ağır bir kalp rahatsızlığıdır. kalpte sebepsiz sızılar, durduk yere aşırı göz sulanması, odaklanamama ve sık sık gerçek dünyadan koparak hayallerle yaşama, kimi yerde ağır şizofreni ve/veya erotomania ile baş gösterebilir. hastalığa yakalanmış kişilerde, yaratıcılığın arttığı gözlemlense de, bu iyi yönlü yan etki progressive şiirlere vesile olarak kamuda ağır baskılar oluşturabilir. hastalıklı kişilerde; yağan yağmurun altında düşüncesizce koşma, kırlarda çiçek toplama arzusu gibi aşırı pozitif, ya da otobüs camından dışarı hüzünlü gözlerle bakarak uzun uzun düşünme gibi negatif yönlü duygular aynı anda gözlemlenebileceğinden, hasta yakınlarının dikkatli olması gerekmektedir. hastalığın en tehlikeli olduğu safha, kişinin tek başına ve yalnız hissettiği bir dönemde vuku bulmuş halidir. bu dönemlerde, göz sulanması çok daha fazla görülür.

hastalık ciddi derecede bulaşıcıdır. genelde hasta kişinin karşı cinsi bu bulaşıcılıktan etkilenmektedir. hastalık, dişilerde daha yoğun bir şekilde gözlemlenir. ancak bu hastalığın taşıyıcılığını yapan erkek bireyler de bulunmaktadır. hastalık bulaştığında, taraflar tedaviyi reddeder.

doğuştan bir bağışıklık ile bu hastalığa karşı korunanlar da bulunmaktadır. hastalık sahibi kişileri genelde tiye alan bu kişiler, romantizma hastalarında kötü yönde etki bırakacağından aynı ortamda bulunmaları tavsiye edilmez. ( islak karga )

——–

# ilk kez dinlemişim; aşık filan da değilmişim, güzel bi parçaymıştı..

aylar geçmiş; büyüdümüşüm, sagokolik de değilmişim henüz, sandığımdan da güzelmiş..

yıllar geçmiş; eşşek kadar olmuşum, sanırım aşık falan olmuşum ve bi o kadar da dolmuşum.. tüm hoparlörlere son ses yüklenmişim, ve boşalmak için (her anlamda) en uygun parçayı elbette ki sago arşivimden aramışım.. çok geçmeden -ve pek de zorlanmadan- romantizmayı seçmişim.. hoparlör son sesmiş, apartıman dayresindeymişiz efenimmiş, çok da tınmış.. tüm buhranların içinden su ararcasına ‘play play play’ denmiş ve mause’u buton üzerine getirerek tık yapmışım; destanın henüz 33. saniyesinde;

‘-kim hakiki kim samimi..’ diye haykırırken ‘bana cevab verin’ dahi diyemeden sagonun fabrikaları benimse ses tellerim çoktan iflas etmiştir..

283 sn sona erdiğinde ev kıyamet sonrası bi sükun içre kalmış; ben boşalmışım..

ertesi gün ise ‘dün sesim kısılana dek rap yaptım; sanırım kayda almalıydım’ cümlesinin derin manasını iliklerimde hissetmişim..
(trapperzones )

—-

aşk yağmurlarının gelişini haber veren hastalık. hepiniz tutulursunuz inşallah, leddalin amin.
(elmagnifico)

—-

dünyanın en iyi konsept albümlerinden biridir bence. zaten konsept albüm yapmanın üstadı olan sagopa kajmer beyefendi, bu albümde kesinlikle bir pesimistin gözyaşlarını aşmış, hatta kendisini de aşmış ve bambaşka bir dünya yaratmıştır. artık çıta çok yukarıda.
(beni maymunlar buyuttu)

Sizde Yorum Yapın..