07.01.09, 05:59:47 - Alpay Tayfun Kişisel Web Sitesi & Günlüğü

Alpay Tayfun ‘un Günlüğü

Benim Hayatım ! =)

Arşivde incelenen ‘Denemelerim’ Kategorisi

Yüreğimin Sesi

Yazan Alpay Tayfun Eylül - 17 - 2008
2 Yol 2 İnsan .. Sen gittin eşyaların kaldı odamda..
Bu zamanlar öyle hızlı geçer ki aklın ile yüreğin düşünse bile ağırdır..
Bu beyaz,sakin,dingin,huzurlu gözüken odada uyumu bozan tek şeymiş gibi gözüken olsada
gece hepsini bozuyor..
Önümü göremiyorum artık saçlarım da yastığa bağlıyor onlar artık sadece beni.
Gece nöbetlerini we ağlamalarımı bıraktım ben artık,hayal gemimde yüzüorum kimsenin bilemiyeceği beni göremiyeceği yerlerde.Bir denizdeyim yüzmenin yasak
olduğu. ve! Kat etttiğim yol sonrası bıraktıgım yerde buldugum kendimi otopsiye alıyorum
yarınımda oysa kât edilen zamanda yıllarca değişim ve evrim arasında savaş veriyorum
ulaşacagım sonuca ! Bilip bilmeden…
Gitmek istedin , gittin…
Ortası olmayan bir kavramsızlıga karşı gelen bir kavram; Ya çökceksin yada çökertceksin
İlacı olmayan bir şey ama çökertirken ya çökersen ? Hesapsızlıgın ve sevmenin , aşırı
duygunun ağır bastığını ya anlayamazsan ya da anlarsan o zaman ne olucak ? Ne istedigini
bilmeyen bir varlıksın ; varlıklığın varlığa aykırı!Elinde olan değil sende olan bir
şeylerden bahsederken nasılsın ? Hak ettiğimiz gibi yaşamaya mecburuz , kısa ve öz değil
çok fazla.
Ya şimdi…
Nemli bir gecenin efkarında yapayalnız bir masanın hüznündesin.Belki yapayalnız cümlesi
sana fazla… belki de değilsin şimdi..
Ruhun daralmış, incinmiş, terk edilmiş,Bu ağır belirsizlik efkar mahpusluğunun
nemli hücresindesin.Hücresin taa kendisisin aslında..
Ya şimdi çıldırmak dolaşıyor damarlarında çok sevdiğini bıraktın…(bırakıldın?)
Ya şimdi kırgınsın yıkık bir kende dönüşmüş benligin
Ya şimdi düş sancın, aklının dikenli tellerine değdiği zaman adım
her hatırına düşüşümde, bir yara açar oldu artık gönlünde
Yalnızca sende büyüdüm ama eksik kaldı bir taraflarım bana karşı harflerin yoruldu…
Cümlelerin sustu ve gecenin en buharli vakitlerinde değdin bana ve korundun.
Ellerin düşmedi boşluğa cünkü o bendim! Ve manasız bir hayalin pususuna düştün…
Ya şimdi kaybettik…
Bizlik!
Aşk tarafsızlığını yitirdi
Elle tutulur bişi istedigin benden açık kapın açık ama bunu ben yapmayacagım.!
İyi niyetin yüzünden beni bırakmadigin malüm.. AMA
Yamalı yüregini artık karanlığa bırakıyorum heybende hüzünlerin oldugunu bilerek
Kalbini benim kabrime gömmelisin artık ve
savurgan bir edasi olmasi lazım mazlumluğunun bende..
İntizarim bir başka tetiklemeli sendeki beni…
Dilin sıyrılmalı benden sökülüp bensizlikten
Kendimi avutuyorum, sanırım ben ölümü ayrılıktan çabuk unutulur sanıyorum…

Ama

Yarın kalmışlığım kaldı sende… bitiremedin beni
Gözlerinle karanlığa ağlayan şu ay şahit; gün gün eksildiğini biliyor..
Pencerende gökkuşaklari biriktirmeye calıştın biz için bahçende bizler…
Ne çok biliyorsun beni ellerin kenetliyken bana.. giyirirdin bütün kelimelere o büyülü bizleri
Sandalımız su alsada bilmedin!Azap denizimiydi yoksa ?

Dinledikçe içime dokunan, gece yüzlü ay… Sesiz bir ezgi olarak kal.
Meçhule göm bizi…Biz dediysem, sen, ben biz değil “b”iz”… Yüzündeki çizgilerden
içime düşen derin bir iz…Gözlerimde sızı hüzün eskileri, gözkapaklarım yorgun
ardıma düşen gölgen kararsız…
Herşeyi senden istemiyorum aslında ama sen ağırlıklı oluyor malesef…
Sen kaybından olucak benim sonum her adımda ayaza durmuş biz nefesi işliyor içime…
Kan damladı gökkubbenin şakağından yazgıma..bozuldu düşüm..
Bir nefes lazım şimdi bana ölmek için…Vermeyeceksin biliyorum korku düşler çıkmıyor
yamacımdan acımasız kesiliyor benlik…

Damladı sonbahar yüregime eksiliyor harflerim, yaprak yaprak tümcemden….
Hiç bu kadar doğruları söylettirerek kandırmamıştım kendimi.Oysa ne kadar çok vardı
anlatılıcak yaşanıcak şey.. suskunluklarla boğmak zorunda kaldım kendimi..
Gırtlağımı aşamayan cümlelerim vedaya denk geldi malesef..
Gitmekle aşınmıyormuş yol, bildim.
Giderken kalbin sonun da kaldı bana aşkın temsilî resmi…
Hiçbir olumsuz intiba toleransı olmayan bir zaman dilimciğinin belirledi…

Takatsız bir aşk feryadı…

Bir aşkı beslemenin o tuhaflığının nasıl olduğunu bizdeki bizler çok iyi biliyor.
Gözlerinin içindeki denize sevgilim, ordan denizinin içindeki aşkına nasıl da
öykündüğünü nasıl anlatabilirim sevgilim..

ve şimdi…

Unutulmayacak kaderi yaşıyoruz ve biz korkuyorsuz yıkıldığımız günlere çentik atıldı…
Sabırsız arzularımız..
Bu yüzden kaldırmıyoruz kabuğunu neşter kesiği yaralarımızı ne yana gitsek uçurum bir
yalnızlıktın ömrümüze ve fark ettiğimiz ilk düş…
Ellerimiz hiç böyle üşümemişti , böylesi vurgunlara seherden tutulmuşluğumuz olmazdı oysa…
Bir şizofrenin halüsülasyonu kadar sakıncalı artık düşlerimiz…
Bir elif miktarı gülümsemiştik oysa..

“Hiçbir filiz kendisi gölgesinden öte bir yerde ölümü tatmamıştır..”

Buydu benim felsefem..Sendin…

Unutmasakta unutmuş gibi yapmak!
Sevsekte belirsizmiş gibi kalmak!

Ama senin aşkın bitti..

Yazmaya devam edicem…Daha çok yazıcam belkide yazmaktan öteye gitmeyecegim
A.T. Yüregimin sesi..
 
 
 
 
 

 

AĞLAMA PALYAÇO, MAKYAJIN AKIYOR.

Yazan Alpay Tayfun Ağustos - 21 - 2008

AĞLAMA PALYAÇO, MAKYAJIN AKIYOR.

Tökezleyen ömrümden çok sonra…

Açılar vucudumun heryerinde.. Katlanarak artıyor üst üste.. Melekler ne kadar yardım eder insanlara?

Topladım kırıntılarımı yerden.Aslında bu eski serzenişte ayrılığa meydan okumalıyımdım (neden yapmadım ?!?!). Yüksek duvarlardan atlamak yerine,
asfaltlardan geçmeyi denemişim.Geçtimde.. Yeni bir ben olmayı seçtiren ve olmasını sağlayana ne kadar minnettarlığımı ifade etmeye calışsam yetmez sanırsam..
..
Üzülmeliyim.- Üzülmemeliyim - Üzmemeliyim..

Hiçbir şeyi konuşmama gerek kalmadan dinledim. Çünkü derdi derdimdi, derdimin ta kendisiydi.Kimine kurtuluş olan
Kimine ölüm biçiyor..Bunu anlıyorum ki Kalk diyorum kendime kalktım da. Gördün mü hayat sensizde güzel !
Eski cesedim üstünde şuh (neşeli ve serbest kadın demek) kahkahalar atarken sen ! Sana diyorum ! Ellerimi başkası tutuyor..
Eski .. den’ Gözüme çöp kaçıyor tekrardan, Dilime sus… Ancak Sana diyorum ! Ellerimi başkası tutuyor..

eski.. Neydi o yalanın ? — Artık yalan yok..
eski.. Hep neyi inkar ettin? — Artık tek yürek yok..
eski.. Ben senin elindeki sadece bir zar iken.. — Benim tek sahip oldugum sadece sen değilmişsin!..

”göz,,göre göre” görmüyormuş gibi yapıyor…gönül sesini soluğunun arkasına saklıyor…
ne kadar daha saklar ki..nekadar daha susar ki…sustukça içindeki çığlık büyüyor…zihin
karmaşaların arasında kayboluveriyor… ne doğrular doğru olarak kalıyor ne de bildikleri
doğruluğunu kanıtlayabiliyor…
karışıvermiş herşey birden… sormadan ve istemeden… gelmiş bir rüzgar derinlerden—almış
tüm berraklığı yüreğin ta içinden…aşk diye çıkmış adı dile dökülmeyenden… (( ama eskidendi.. ))

Ömer babadan son cümlelerim..

Büyük konuşanın hep olmazları olur.. Ve akıl başarıyı getirir ama sevgide mutlulugu..
En güzeli ikisini beraber yaşamak..

Akılsız sevgi insani delilige iter. Sevgisiz akıl ise yıkıcılıga..

Allah hepimize aklı sevgiyide beraber versin..

Alpay Tayfun

Renklerde Korkmak

Yazan Alpay Tayfun Ağustos - 19 - 2008

renklerdekorkmak

renklerdekorkmak

Korkacak Bir Şey Yok Nefes Al Gitsin..

Daha çok Renk Almak.. : )

Hiç bir şey eskisi gibi olmayacaktı, sabır edilmiş zamandan sonra çatlardı sabır taşları.
Senin içinde..Bir bir gözlerinin içine düşerlerdi, açılırdı gözbebeklerin..Gece bitmiş olurdu
şafak şökerdi , bizler ölürdük cevap veremezdik birbirimize..Sabah..

Sabah..
Parıldanırlardı mavi, beyaz, pembe ve tanımsız bir gri..
Bir bir içimize yansırdı o renkler cevapsız kalmış bir geceden..
Kalbimizde gök kuşagı öglenirdi.Hepsini birbirimize kaydırırdık
renk.. renk..
Kırmızı gelirdi..
Hoşlanmazdık.. Dökülürdü sabır taşlarımız eteklerimizden Ağlardık gecesinde..
En cok o gece zamanların da üzülürdük.. Renklerde aksine daha cok renk verirdi bize
Oysa biz Beyaz, mavi, pembe, severdik.
Bir dilde konuşmaya başlardık, Sonra bir şey olur kırmızı barışırdı mavi ile..
Ama sonrasın da..

Pembesi kalmadı, tozlu artık..

Üşüdügüm , titredigim kentde karanlık gölgelere karışmadan.. cehennemden
kaçan günahlar gibi… Tutsak kalmadan gel.. uyan..
Gidişinin yok yanındayım, bir o kadar alışamadığım sensizlikteyim..
Sustum yoklugunda.Sustum..

Kent artık Yağış geçişlerinde.. Susmakla hükümlü , anlam yüklenemeden..
Darmadağınık bir oyunun en güç kısımları şimdi.
Yol kendini yürütür,
Bir nehir durmadan kendini tüketir şimdi..
Sıradan cümleler sıraya girer adını anmak adına…

Kendince sebeplerin var !

Geçmişde söyledigim sözlerin eseri aslında şuan yürüdüğüm yollar..
Başlarda böyle değildi, yeni hisler ,yeni olgular var evrende…farklı daha farklı..
Hakkımda ki fikirleri düşünüyorum da yeni hisler diyemeden geçemiyorum.
Göremedigim ya da görmek istemediklerim varmış demek ki.
Yoksa kabullenmek istemedigim şeyler için bu kadar çile..
Tabii daha vakit var değilmi düzelmek için.

Bir şekilde herşey yolunu buluyor,bulur,bulmalı

Merhem Nerede Gizlidir Usta !

Kendi kendinize sığmadıgınız anda gelir bu his..
Bazı insanlara şaşırmamak elde değil.Güç , hırs , (sahte/fazla)sevgi
boğmuş onları.. Unutmuyorlar ki Bu Dünyada oldugu gibi diyer dünyada da
hesap olacagi.. Unutanlara ; Sorarım o zaman neden ölüceksiniz ?

Bu hüzün hep tanıdık bana.. Duydun mu!

Siyahi çalan anlatan renkler o kadar dostki artık bana..Dünyada ki
tek tedavimmişsin gibisine dönekmiş bu senlik..

Sen sen eksildi artık hayatım…Gri renkte dolaşıyorum bir çehre ile..
Yıkılmadım, tek üzüldügüm nokta başarısızlık.Başarısız olmayı kabullenemekti
bu kaç yıl.

Taa ki yeni biri yeni bir renk verene kadar gri olacağım sevgilim duydun mu yeni biri!
Alpay Tayfun