Archive for Nisan, 2009

İşte o an diyerek..

// Nisan 30th, 2009 // No Comments » // Denemelerim

İşte o an diyerek..

Kurallara bağlı olmayan olaylarda hayatın yönü bulunmaya çalışılırsa, o maceranın sonu ne olur bilinmezdir ve ağır yüklenir aşka(aşk?!) ; binlerce ümitlerle..
Senin için ayrılmış sonlarda yaşamaya çalışmaktan ötürü, dün geceye varmadan gün bitmiyor içimde senin sayende…Ne gariptir ki anlam veremedigim herşey anlam ile varlığı tamamlıyor.
Beyaz sayfalar duyamıcak sanırsam sesimi..Bilmek harika değil mi!Biliyorum ki bana zarar vermiyeceksin..Belkide veremiyeceksin..

Sen gittiginde içimde kayboluyorum..Yanında çarpışıp durmuyorum kendim ile ama bununda bir sonu var biliyorum.Gerçekleri bulmak için her seferinde ölüyorum.. nedenli.. nedensiz..

Yine o an diyerek..

Karşımda dururken bir an gözlerine baktım sonra dikkatimi dudakların çekti baktım ne doldun ne sönük gibi ,parlak, kırmızı pembe arası karışık, ne cok uzun ne cok kısa çok hoşuma gitti sonra..
Yüzüne baktım ne yapar, ne yapılabilir ,ne yapmaz, diye düşündüm bir yandan senin ile sohbet eder iken…

Peki ya sen ne düşündün ? İşte o elde etmeli ve sonra gitmeli
Dersin ki atarım bir kuyu içine sonra kim cıkarcak diye merak ederim
Gerçi sadece bir düşünce ama ne bilirim geçmişin var…

Peki ya sen ??

26-10-2007

Yüregimin Sesi 3

// Nisan 27th, 2009 // No Comments » // Denemelerim

Dinmesede..

İçimdekiler dinmesede , belki bir gün sustururum.Zaman bir yerde
bir nevi durur biliyorum.Evet kendi mahkemende kendinin hakimi oldun
peki ya şimdi ? Bir canımın olduğunu biliyorsun ama nasıl oldu ki ayaktayım işte.
Sanki yorğun doğmuşuz gibi demi..ama biz teklemeledik hayatı..

Dindirsemde..

Armağanım darmadığın oldu!!!Bu bardak hep yarım dolmuyor.. Akıl ile çözülebilir bişeymi?
Anladım ki ikimizde kararsısız ama bize ne faydası var yürek kal diyor…
Kim bilir kaçtaneyim…

Kırıldığı zaman tek gereken çabalamak mı ?
Herşey için iyi olmak yetmiyormuş bunu anladım…
Kalmak için yalvarmayacağım artık secim senin kaçabilirsin, saklanabilirsin…

Biz önemliydik

Dindiremesemde…

Konuşuyorum ya
-Kimse duymuyor ki
-Neyi biliyorsun?
İzlemeyi..

Hoşçakal gelecegim(senin ile), anlatacağım bir şey kalmadı o kadar azaldı ki
anlam…İyi gelicek bir şey bulamıyorum ve biyolojim bu gelişmeye müsait degil…

Dindirilsede..

Heves bilincine karşı cıksın!

-Ne istiyorsun
-Hiç birşey

-…Sadece O (YA RAB!)

Tek çözemedim gizem seni sevmekten vazgeçemeyişim…
Geçmişi adam ettiğimi sanmıştım ama yapamadım hep takıldın…Neye bağlı idi ?

Her sonuç, her anlam ,her davranış ,her sebep sevgiye tabii tutulamaz ve
(kendim için)
Kulun kul olmamıyor ki ya RAB yarimi yar yapayım…

A.T. -2008,5

Gayem Bu Yukarıya Bakarım

// Nisan 27th, 2009 // No Comments » // Denemelerim

yukariGayem Bu Yukarıya bakarım!

Mecazi olanla hakiki olani ayırtedebilmek..
Kendimizden başka birini unutabiliriz de unutumayız da ancak unutturmayan unutulurmu..
Gerçekle hayal arasında ki zıtlıgın ve çekim gücünü sırrına yaklaşmaya ne dersiniz
Hakiki olanla mecazi olan arasındaki ilişkiyi yakalamak..
Mecaz..yani.. sen ve ben.. sen ve o..
Biz bir rüyayız hepimiz bir uykuyuz..Ölünce uyanırız ve hakikat başlar..
Ölmeden önce ölmeyi isteyebiliriz.Buda Fani olana bağlanmamayı ögrenmektir.
Buda aşktır..Yani ölümsüz olmak!
Bu dünya da bir kişiye bağlanmak sadece mecazdır.Gerçek değildir..
Sonlu olan fani olan hiç bir şey gerçek değildir.
Tüm duygularınızı ilk günkü gibi hissedebilirsiniz.hatta Siz onu hayatınızın
en önemli şeyi olduğunu düşünebilirsiniz.
Gerçek olduğunu düşürsünüz ve öyle hissedersiniz.
Ama mecazın da bütün fitnesi buradadır.Kendini gerçegin ta kendisi olarak gösterir.
Biz gerçek değiliz bir gerçegin suretleriyiz , yansımalarıyız..

Onu sen mi sevdin ?
Onu sana sevdiren , seni ona sevdiren kimse
Gerçek yalnızca o dur ona aşık olana kadar
Daha çok mecez yaşıcarız anlaşılan…

Aslında bazı şeyler için çok şükür demek gereklidir, ancak bir süre baharımızı yakmamalı…
Süphemiz varsa sabredemeyiz, sabredemezsek sona eremeyiz.Bunu böyle kabul etmeli.
Tüm ilişkiler akıl karıştırmalardan başka bir şeyden ibraretmiş gibi gözüküyor ki
doğru değil tamamen akıl karışmasıdır.Eğer bir ilişki olursa bunu sevilmeye ihtiyaçım
olduğunu için yapmadım diyebilicek insan kaç kişidir?

Benden fazlasını bekleyenlere ilk olarak bu devri benim yaratmadığımı söylemek isterim
ve toplam 21 yıl olduğumu da..
Hayatlarımız da bazı şeyler anlam kazanır bazıları ise anlamlılığını yitirir değilmi?
Peki bilinçimiz ne kadar yerine gelmiştir bir nevi ne kadar bilinçliyiz?
Çocukluğumuz da çocukluluğumuzu düşünmek nasıl olur?Alışmalar neyden ibarettir..
Tüm herşeyin ne , ne kadar bedeli olur.Gerçekleşmesi gereken şey imkansızsa isteyebilirmiyiz?

Ben ahlakçı değilim ” bu doğru , bu yanlış , bu ahlaklı , bu ahlaksız demiyorum”
Sadece basit kriterler veriyorum..
“FARKINDALIK”
Eğer farkındalıkla bir şey yaparsan doğru olmak zorundadır çünkü farkındalıkla
hiçbir şeyi yanlış yapamazsın. Ve farkındalık olmadan da herkes tarafından takdir
edilen kimi şeyleri çok iyi yapabilirsin. Ama ben hâlâ ona yanlış diyorum çünkü
farkında değilsin. Ve yanlış sebeplerden dolayı yapmış olmalısın. Farkındalık
olmadan onların sadece gösteriş, ikiyüzlülük olduğunu biliyorum. Onlar seni yapmacık
hale getirir, seni özgürleştiremezler. Tam tersine seni hapsederler.

Ve.. Korkum ve o..
Yaşadığımiz dünyanın gözümü büyülemesinden başka hiç bir şeyden korkmadım.
Aslında tercih etmiyorum çok para cok şan v.s. ve etmiyecegimde..
Ancak yaşadığımız hayat ya da birilerinin yaşadıgı hayat insanin gözünü boyar..
Bundan nasıl korunabiliriz..

Bir gün Hz. Süleyman Peygamber uçan halısının üstüne binmiş. Başlamış ülkesinin üstüne gezmeye,
dalmış o güzelliklere büyülenmiş ne güzel şeylere sahibim diye, halı başlamış eğilmeye
halının eyildigini farkeden Hz. Süleyman Peygammber halı doğrul demiş!.
Halı biraz daha eyrilmiş..Halı doğrul ben cihan sultanı süleyman sultan demiş.
Halı biraz daha eyrilmiş..Halı doğrul ben Hz. Peygamber Süleyman
Halı biraz daha eyrilmiş..Hz. Peygamber Süleyman düştü düşücek.
Halı ne yapıyorsun doğrul diyorum sana, halı cevap vermiş asıl sen dogrul Hz. Süleyman
Bunlarin hepsi Allah’ın hiç birşeyi kendinden bilme gücü ,saltanatı, varlıgı kendinden bilmedigin sürece..
hiç bir şey gözümünü büyüyemez.Olakı büyülerse halıyı değil kendini dogrult..

Ve eğilirsek doğrul diyecegimiz insanlar ararız o da…

Alpay Tayfun
Yazıların ana teması Ömer babadan alıntıdır.

Can-Ben

// Nisan 27th, 2009 // 4 Comments » // Resimlerim

OnurAlpay

// Nisan 23rd, 2009 // No Comments » // Resimlerim

Düş Oyunu Değil Bu Tatlı Bir Sevinç

// Nisan 13th, 2009 // 2 Comments » // Genel

Bahar ezgisi bu yankılanıyor kulaklarım da.. kaybolurcasına… Bu aralar hüzünden kurtulmanın yolunu buldum galiba. Sevgi anılarını tazeleyebiliyorum kendimde gezinirken.. Sadece kurtulmuş yüregime odaklanıp, anlık sevinçler duyumsuyorum.. En taze günümü alıp yanıma.. usulcacık sol yanıma yatırabiliyorum.. Gözlerimi kapayıp gözlerini düşleyebiliyorum… Sol tarafım harabe kentlerin inşasına çoktan başladı. O beni yarar bakışlarını artık görebiliyorum, sessizliklerimi bozuyor… Kilitleniyorum.. Birden bir ses konuş diyor… konuş…

Yürek hissediyor .. yüregim..
Kundağına sarıldım, henüz dilimden örülmüyor geceler.
Yekpâre düşlerden yuvarlanıyorum, ruhumu tutar mısın?

Ömrümden bir sayfa daha koptu. Bir yaprak daha düştü yeşermeden. Ben ki tüm fırtınalara göğüs germişken, bir bakışına yenildim.

A.T.  – bazı ard arda gelen kelimeler anonim alıntılardır.

Çelişki

// Nisan 10th, 2009 // No Comments » // Hayat

Dayanamıyorum sensizlik düşüncesine. Dayanamıyorum bitti kavramına. Dayanamıyorum yok olmana.

Kendimden nefret ediyorum ne istediğimi bilemeyip seni çelişkilerime kattığım için. Kendimden nefret ediyorum seni kırıp hayal kırıklığına uğrattığım için. Kendimden nefret ediyorum kendimden nefret ettiğim için.

Bunları hak etmediğini düşünüyorum. Sana dediklerimi hak etmediğini düşünüyorum. Kendimi boğasım geliyor o zaman. Duymamalıydın benden böyle bir şeyi… Sen demeliydin bana bunları ben sana dememeliydim…

Kaçıp gitmek istiyorum kötü düşüncelerden. Aklıma gelmesin istiyorum. Yok, olsunlar aklımdan… Rahat bıraksınlar beni. Başımı yastığa koyduğumda huzur içinde uyumalıyım iki saat kıvranıp can çekişmemeliyim. Ama olmuyor bir türlü ne yaptıysam olmuyor. Ne yok oluyorlar ne de aklımdan gidiyorlar… Ben sabahlara kadar savaşıyorum, savaşıyorum, savaşıyorum sonra sen geliyorsun arkana saklanıyorum. Sen yenebiliyorsun onları. Ben yenemiyorum. Gece olsun istemiyorum. Yatmak istemiyorum. Biliyorum yine gelecekler. Bana rahat vermeyecekler. Seni de rahatsız ediyorum.

Biliyorum ne istersem yapmaya hazırsın. Biliyorum sendeki beni, sendeki yerimi, sendeki varlığımı… İşte o zaman seni hak etmediğimi düşünüyorum ve arkasından gelen birçok düşünceler. Altından kalkamıyorum hepsinin. Seni de çağıramıyorum. Yeniliyorum sensiz ben onlara…

Özür dilerim aşkım. Aşkımızı yıprattığım için… Özür dilerim aşkım birçok şey için. Sensiz yapamam. Gözyaşlarım avutmuyor beni… Her gece ağlamak bana bir şeyler katmıyor… Yanımda olmalısın. Ağladığımda avutmalısın beni bir bebeği avuturcasına… Gözyaşlarımı silmelisin kandırmalısın beni. Yeni bir sabaha senle uyanmalıyım. Senle, senle, senle, senle olmalı her saniyem. Ne dersin?
Süheyla.. G. Mart 27, 2007,

Doğum Günüm ve İş yerim :) (2009/22)

// Nisan 3rd, 2009 // 1 Comment » // Hayat

Bundan 22 sene öncesi anneanesinin evinde meydana gelen 5 kiloluk çocugun 22 yaşına girişinin bugününü anlatacagım sizlere ehehehe =)

Öncelikle beni dünyaya getirdikleri için Anneme ve Babama teşekkür ediyorum ve izin veren Allah’(c.c.) ıma sonsuz minnettarlığımı sunuyorum.

Standartlar üstüne çıkmak istemeyen bir aile… annesi , babası ve bir kardeşi olan bir çocuk..
Neyse kendimden çok bahsettim bugüne gelelim hemennn…

İzmir Eğitim Araştırma Hastanesin de Polikinik sekreterlik biriminde çalışıyorum.İşimi seviyorum huzurluyum =)

Ancak bu sabah işe birazcık geç gittim heheh dün forum bornovada yedigim kumpiri benim vucut alışamadıgı için migdemi bozmuşum sabahleyin bazı problemler ile karşılaştım söylemiyeyim artık=)

9 bucuk gibi iş yerine vardım ve başladım çalışmaya göz sırası, istatistik derken saat 12 ye vurdu. Şans ya öglen yemektede kurufasulye pilav filan var tam benim migdemin ihtiyacı olan şeyler =))

O ara selahattin geldi öglen yengenin orada yemek yeriz dedi zaten bozuk migden dahamı bozulsun dedi =) Bende ne var filan dedim kısır var dedi.Problem olmayacaksa tamam dedim..

Ama ne bileyim benim için sevdigim arkadaşlarımın doğum günü hazırlayacagına , ne bileyim derken hayatımda bu kadar çok arkadaşım ile yanyana dogum kutladıgım yokta o yüzden sanırsam…Her zaman bekletilerimi en alt seviyede tuttugum içinde olabilir :)

Saat 12 ve biz çalıştıgımız yeri kilitliyoruz selahattin pide aldık dedi… Bende ne pidesi ya kısır yemicez mi ( bu arada ben kahvaltı yapmadıgım için bir hoşum ve öglen bir an önce yemek derdine girdim her erkek gibi :P )
dedim.. Yok sen gel dedi.Vallahi o arada halen dogum günü kutlanacagi hiç aklıma gelmiyor..

Aklıma gelen şey sanırsam bizimkilerde kayıt yanı kurufasulye yemicek hep beraber pide yiyecegiz =)
Erhanla beraber kapıya geldik. O ara tam ne oldu hatırlamıyorum selahattin önceden girdi sanirsam içeri bir girdimmm ve herkes orada vallahi cok mutlu oldu ve şaşırdım inanırmısınız o an bunu belli etmemiş olabilirim ama çok sevindim..

O ara tökezlemeler var tabi ki pastayı  unuttum ben şaşkınlıkla selahattin ile bir şeyler sölüyoruz sonra pastaya döndüm ve üfledimm =) 3 mum var diye hatirliyorum ama söndürdüm hepsini yehuuu..

Sonra teker teker herkes ile tokalaşmaya  başladım…
Herkese yeniden çok teşekkür ediyorum.. İnanın en içten mutlulukla.. Samimiyetle.. Hani insan hiç birşeyi unutmaz derler ya O an 8 aydır yaşadıgım tüm kücük tartışmalarımız herşeyi unuttum.. Kızardımda sanırsam biraz :)

Evet.. Selahattin.. Mehmet.. Serdar.. Erhan.. Burçin.. Kader.. İnci(hep ismini unutuyorum:) .. Sinem… Semra.. Necla.. Ersen.. Pınar.. Selin.. Güler.. Neşe.. Burcu.. Funda.. Semra Abla.. Manolya.. Çiğdem.. Özlem.. Şükran.. Perihan..
Unuttugum isimler olabilir :)
Hepinize çok teşekkür ederim, söylemeniz yeterliydi..

Hepbirlikte poğaça,kek,unlu mamül,pasta , kısır , cola  yedik içtik.. hepsi mükkemmeldi…
Yapip getirdikleri için teşekkür etmeye çalıştım ama bazen o anda yapamıyorum bana emek harçadıgınız için çok mutlu oldum arkadaşlarım.

Bazen hafızalarmızın bize hediyeleri vardır.Tekrar tekrar açarak kendimizi
mutlulukla doldurmamızı sağlar…Çünkü çok gerçek …çok saf ve çok anlamlıdır.İşte bugün onlardan biriydi..Sonsuza dek saklamak istedigim bir gün ve anı idi.. Ve anlılar geçmişi canlı tutmamızın tek yoludur.

3 Nisan 2009 – 3 Nisan 1987 Alpay Tayfun.